Milas ve Adil Geçiş

Kömürün Gölgesinde Milas

  • Kömür, Milas’ın topografyasını değiştiriyor: Bugüne kadar Milas ve Yatağan’da açık ocak linyit kömürü madenciliği yapılan yaklaşık 5.000 hektar alanda yaşanan topografya değişimi ve toprak tahribatı, ekosistemi ve biyolojik çeşitliliğe büyük zarar veriyor.
  • Kömür, su kirliliği ve suyun azalmasına sebep oluyor: Kömür madenleri için yapılan kazılar sonucunda yeraltı suları çekilirken, termik santraller soğutma suyu olarak yüksek miktarda su tüketiyor. Ayrıca, termik santrallerin ortaya çıkardığı atık suların, cüruf ve uçucu tozların ve kömür madenlerinde oluşan ağır metal içeren atık suların doğaya karışması da yüzey ve yeraltı suların toksik maddelerle kirlenmesine yol açıyor.
  • Kömür, ormanları yok ediyor: Milas ve Yatağan’da bugüne kadar maden ocaklarının işletildiği yaklaşık 5.000 hektar alanının yarıdan fazlasının ormanlık alan olduğu hesaplanıyor. Gelecek 30 yıllık süreçte maden ruhsat alanlarının tamamının işletmeye alınması durumunda Milas’taki 11.200 hektar orman alanında ağaçlar kesilecek ve ekosistem tahrip olacak.
  • Kömür iklim krizini derinleştiriyor, hava kirliliğine sebep oluyor: Milas’ta bulunan Kemerköy ve Yeniköy termik santralleri ile Yatağan’da bulunan Yatağan termik santralinin 1983 – 2017 arasında saldığı toplam karbondioksit miktarının 360 milyon ton civarında olduğu hesaplanıyor. Bölgedeki üç termik santralin 2043’e kadar çalışmaya devam etmesi hâlinde atmosfere ek olarak 328 milyon ton daha karbondioksit emisyonuna neden olacağı öngörülüyor.
  • Kömür, insan ve canlı sağlığını tehdit ediyor: Açıldıkları tarihten 2020’ye kadar Yeniköy santralinin 23.595; Kemerköy’ün 11.600 erken ölüme yol açtığı kaydediliyor. Ayrıca, kronik akciğer ve kalp rahatsızlıkları, erken doğum ve diğer bir dizi ciddi rahatsızlıkları, erken doğum ve diğer bir dizi ciddi rahatsızlığa yol açmaları nedeniyle de termik santraller kamu sağlığını tehdit ediyor.
  • Kömür, yerinden edilmelere sebep oluyor: Kömür madenlerinin işletmeye açılmasından bu yana Yatağan ve Milas’ta toplam 10 köy yerinden edildi. Yapılan hesaplamalara göre Milas ve Yatağan’da yeni kömür madeni projelerinin hayata geçmesi yaklaşık 30.000 kişinin geçim kaynaklarını ve/veya barınma yerlerini dolayısıyla sosyal, kültürel ve ekonomik varlıklarını doğrudan etkileyecek.

Kömürün Ötesinde Milas

Yöre halkının gözünde “Kömürsüz Milas” en çok “tarımsal verimliliğin arttığı” ve “zeytin ve zeytinyağı üretiminin geri geldiği” bir gelecek ile eş değer tutuluyor. 2020’de AB coğrafi işareti alarak tescillenen Milas zeytinyağı, bölge zeytinciliği için de önemli bir potansiyel barındırıyor.

Milas’ın zeytinyağı potansiyelinin kullanılması için en kolay ilk adımın, işlenmeden bölge dışına çıkan zeytinin ekonomiye kazandırılması olduğu değerlendiriliyor. Milas’ta üretilen ortalama 100 bin ton zeytinin yaklaşık %20’si işlenmeden diğer illerdeki üreticilere satılıyor. Katma değer sağlayacak bir ürüne dönüştürülmeden bölge dışına satılması bölge ekonomisi ve istihdam bakımından önemli bir kayıp oluşturuyor.

Yapılan hesaplamalara göre, bölgede kömürlü termik santrallere bir yıllık teşvik miktarının (2021 verilerine göre 260 milyon TL) sadece bir sefer için zeytin ile ilgili tesislerinin kurulmasına harcanması durumunda kömür madenlerinde istihdam edilenlerin neredeyse tamamına yeni, yeşil, iklim dostu ve insan onuruna yakışır işler yaratılması mümkün. Buna göre, 70 yeni zeytin işleme, zeytinyağı ve sabun-şampuan yapımı tesisinin kurulması için gereken toplam yatırım miktarı – 2021 yılı verilerine göre – 240 milyon TL civarında.

Küresel ölçekte toplam çam balı üretiminin %92’si Türkiye’de gerçekleşiyor ve Türkiye’deki çam balı üretiminin de yaklaşık %75-80’i Muğla’da yapılıyor. Milas, Muğla genelindeki toplam %18 ile Muğla’nın bal üretiminde en yüksek paya sahip ilçesi. Arıcılık ve arılar yöredeki biyoçeşitliliğin ve ekolojik dengenin korunmasında kritik bir rol üstleniyor. Ayrıca arıcılık, yörenin ana geçim ve istihdam kaynaklarından biri olması nedeniyle sosyo-ekonomik açıdan önem taşıyor. Arıcılık tekrar Milas yerel ekonomisinin önemli bir unsuru hâline gelme potansiyeline sahip. Bunun için üretimden başlayarak tedarik zincirinin tüm kademelerini kapsayan bir dizi dönüşüme ihtiyaç bulunuyor.

Turizm, kömüre alternatif olabilecek dikkate değer ekonomik faaliyet alanlarından biri zira Milas; Bodrum, Fethiye, Marmaris gibi Türkiye’nin önemli turizm merkezlerine komşu konumda. Turizm merkezlerine yakın olmasının yanı sıra Milas deniz, tarih/kültüre ve zeytine bağlı turizm faaliyetleri bakımından önemli fırsatlara sahip. Santrallerde çalışan gençlerin santrallerin kapatılması durumunda çalışmayı en çok tercih ettikleri sektörlerin başında da turizm geliyor. Planlı ekoturizm faaliyetleri bölgede, iklim ile barışık, ekolojik ayak izi düşük ve sosyal adaleti önceleyen alternatif bir yaklaşımla değerlendirilerek Milas’a katma değer katabilir.

Muğla’daki toplam tarım arazilerinin yaklaşık üçte biri Milas’ta yer alıyor. 2018 verilerine göre, Milas’ta toplam 760.765 dekar tarım arazisi var; bunun 543.674 dekarını meyveler, içecek ve baharat bitkilerinin yetiştirildiği alanlar oluşturuyor. Milas’ta yerel halk tarım üretiminin devamında yana bir tavır sergiliyor. Milas’ın “kömürsüz” hâle gelmesinin en çok tarım üretiminde olumlu sonuçlar doğurması bekleniyor. Tarımdan elde edilen kazançların yükselmesiyle beraber gençlerin de tarım sektörüne ilgisinin artabileceği düşünülüyor. Hali hazırda yetiştirilmekte olan tarım ürünlerinin verimliliğini artırmaya yönelik atılacak adımlara ek olarak katma değeri yüksek yenilikçi ürünlerin yetiştiriciliğinin yapılması ve organik tarımın öne çıkarılması da Milas’ta tarımdan elde edilen gelirleri artırabilir.

Milas ve çevresinin toplam güneş enerjisi değeri 1587 kWh/m2yıl olarak hesaplanıyor. Bu değer, 1527 kWh/m2yıl olduğu kaydedilen Türkiye ortalamasının üzerinde. Ekosisteme uyumlu, tarım faaliyetlerini engellemeyen, yöre halkının katılımıyla oluşturulmuş planlara dayanan yenilenebilir enerji santrallerinin Milas’ta adil geçişin gerçekleştirilmesine katkı yapması beklenebilir. Yenilenebilir enerji santrallerinde üretilen enerjinin en büyük faydalarından biri zeytincilik, turizm gibi sektörlerdeki işletmelerin enerji ihtiyacının daha ucuz ve temiz bir şekilde karşılanacak olması ve böylelikle enerji harcamalarının azaltılması olarak düşünülebilir. Yerel ihtiyacının karşılanması ve yerel halkın ucuz ve temiz enerjiye erişimin sağlanması da yenilenebilir enerji santrallerinin sağlayacağı faydalardan bir diğeri olarak öne çıkıyor.

Milas’ta yerel halkın geçimine katkı sağlayacak başka ekonomik faaliyetler de bulunuyor. Bunlar arasında yer alan halıcılık, Milas’ın önde gelen geleneksel faaliyetlerinden biriyken bugün neredeyse hiç yapılmıyor. Öte yandan Milas halıcılığı; üretimde tamamen doğal hammadde ve yöntemler kullanılmasıyla, otantik bir ürün olmasıyla ve Milas’ın yerel kültürünü yansıtmasıyla değerini hâlâ koruyor. Halıcılıktan elde edilen gelirlerin sağlanacak teşvik, destek ve eğitim programları sayesinde artırılması mümkün. Yerel düzeyde kooperatif tipi ekonomik örgütlenmeler ve yeni pazarlama yöntemlerinin kullanılması da halıcılığın gelir getirici bir faaliyet olmasında etkili olabilir.

Orman ürünleri, oldukça zengin bir orman varlığına sahip Milas’ta köylülerin yaşamlarında önemli bir yer tutuyor. Ancak defne, kekik, adaçayı gibi ekonomik değeri olan ürünler bölgede bu ürünleri işleyecek tesislerin bulunmaması nedeniyle işlenmeden bölge dışına satılıyor. Bu durum da gelir kaybına yol açıyor. Orman ürünlerinin yerel ekonomiye ve Milaslıların geçimlerine katkısının olabilmesi için bölgede bu ürünlerin işleneceği tesislerinin kurulması ve katma değeri yüksek ürünlerin bölgede üretilerek satılması gerekiyor.

Kömürün Ötesinde Milas

Kömürün Ötesinde Milas rapor ve internet sitesi İklim İçin 350 Derneği ve Avrupa İklim Eğlem Ağı (CAN Europe) tarafından hayata geçirilmiştir. Daha fazla bilgi için “Biz Kimiz” bölümünü ziyaret edebilirsin. Site içinde yer alan bilgiler ve materyaller yaygınlaştırılabilir.
FacebookTwitter